29.5 günlük Ay döngüsünü, 8 evreyi ve her evrenin astrolojik anlamlarını inceleyin.
Ay evreleri, Güneş ile Ay arasındaki açısal mesafenin (uzaklaşma açısı) bir görüntüsüdür. Ay kendi başına ışık vermez; gördüğümüz parlaklık, Güneş'in onu aydınlatan yüzünün Dünya'dan ne kadarının görünür olduğudur. Güneş ve Ay aynı boylamda kavuştuğunda (0°) aydınlatılmış yüz bizden yana dönük olmadığından Yeni Ay oluşur; 90°'de ilk dördün, tam karşıtlıkta (180°) ise tüm aydınlık yüz Dünya'ya baktığı için Dolunay görünür. Aradaki hilal, şişkin (gibböz) ve son dördün evreleri bu uzaklaşmanın ara durumlarıdır. Bir kavuşumdan ötekine kadar geçen tam döngüye lunasyon (sinodik ay) denir ve ortalama 29,53 gün sürer.
Klasik astrolojide bu döngünün en temel ayrımı, Ay'ın ışık kazanması ile ışık kaybetmesi arasındadır. Kavuşumdan karşıtlığa, yani Yeni Ay'dan Dolunay'a kadar Ay her gece Güneş'ten biraz daha uzaklaşır ve aydınlığı çoğalır: buna artan Ay (ziyâde nûr) denir. Dolunay'dan bir sonraki kavuşuma kadar ise aydınlık eksilir: bu da azalan Ay (nâkıs nûr) dönemidir. Gelenekte artan Ay büyüyen, gelişen, güç toplayan bir tabiatta; azalan Ay ise çözülen, dağılan, zayıflayan bir tabiatta görülür. Ay'ın ışığı bedensel doğanın, büyümenin ve nemin yöneticisi sayıldığından, hekimlikten tarıma birçok geleneksel uygulamada bu artan–azalan ayrımı gözetilmiştir.
Bu ilke, klasik seçim astrolojisinde (electional / ihtiyârât) doğrudan pratiğe döker. Geleneksel kaynaklar, gelişmesi ve çoğalması istenen işler için Ay'ın artan olduğu zamanları tercih eder; çünkü artan ışıkla başlayan bir iş, Ay'ın doğasına uyarak güç kazanmaya meyleder. Buna karşılık eksilmesi, bitmesi yahut geri çekilmesi istenen işler (örneğin bir şeyi sona erdirmek) için azalan Ay'a bakılabilir. Dorotheus ve sonraki seçim geleneği, başlangıçlarda Ay'ın hâline — artan mı azalan mı olduğuna, hızına, hangi gezegene kavuşacağına ya da karşıt geleceğine — özellikle dikkat çeker. Aynı şekilde Ay'ın kötücüllere doğru akışı ile iyicillere doğru akışı, başlangıcın gidişatına dair ipucu sayılır.
Ay'ın hızı da bu döngü içinde önemlidir. Ay zodyakta günde ortalama 13° dolayında ilerler, ancak yörüngesi eliptik olduğundan kimi zaman bundan hızlı (yaklaşık 15°'ye dek), kimi zaman daha yavaş gider. Geleneksel anlayışta hızlı giden Ay işleri çabuklaştırır, yavaş giden Ay ise ağırlaştırır. Bir kavuşum (iki ışığın birleşmesi) ile karşıtlık (Güneş ve Ay'ın gökyüzünün iki ucunda dengelenmesi), lunasyon döngüsünün iki kutbudur; Yeni Ay tohumun ekildiği gizli başlangıç, Dolunay ise işin açığa çıktığı, doruğa ulaştığı andır. Klasik metinler Dolunay'ı ışığın tamamlandığı, fakat hemen ardından eksilmenin başladığı dönüm noktası olarak okur.
Bu simülasyon ne yapar? Yörünge görünümünde Güneş, Dünya ve Ay'ın geometrisini; yandaki yuvarlakta ise aynı anın Dünya'dan görünen Ay yüzünü canlandırır. Gün kaydırıcısı veya oynat düğmesiyle 29,53 günlük lunasyonu ileri sararak her evrenin Güneş–Ay açısını, aydınlanma yüzdesini ve adını izleyebilir; Ay'ın artan ve azalan yarılarını, kavuşumdan dördünlere ve Dolunay'a uzanan yolculuğu gözle takip edebilirsiniz.
İlgili araçlar: Yaşadığımız aydaki gerçek Yeni Ay ve Dolunay tarihlerini hangi burçta gerçekleştiğiyle birlikte görmek için Yeni Ay ve Dolunay Takvimi sayfasına, her günün Ay burcunu ve evresini takip etmek içinse Ay Fazları Takvimi aracına göz atabilirsiniz.
Ay kendi ışığını vermez; Güneş onu aydınlatır. Ay, Güneş ile Dünya arasındaki konumunu değiştirdikçe aydınlatılmış yüzünün Dünya'dan görünen kısmı değişir. Bu nedenle evreler, Güneş ile Ay arasındaki açısal mesafenin (uzaklaşma açısının) bir sonucudur; tutulma gibi gölge olayları değildir.
Bir kavuşumdan (Yeni Ay) bir sonraki kavuşuma kadar geçen tam döngü ortalama 29,53 gün sürer. Buna sinodik ay ya da lunasyon denir; simülasyondaki 29,5 günlük çizelge bu döngüyü temel alır.
Yeni Ay'dan Dolunay'a kadar Ay Güneş'ten uzaklaşır ve ışığı çoğalır; bu artan Ay'dır (ziyâde nûr). Dolunay'dan bir sonraki Yeni Ay'a kadar ise ışık eksilir; bu da azalan Ay'dır (nâkıs nûr). Gelenekte artan Ay büyüyen ve güç toplayan, azalan Ay ise çözülen ve zayıflayan bir tabiatta görülür.
Geleneksel ihtiyârât (electional) yönteminde, gelişmesi ve çoğalması istenen başlangıçlar için Ay'ın artan olduğu zamanlar yeğlenir; çünkü artan ışıkla başlayan iş, Ay'ın doğasına uyarak güç kazanmaya meyleder. Eksilmesi yahut sona ermesi istenen işler için ise azalan Ay'a bakılabilir.
Yeni Ay, Güneş ile Ay'ın aynı boylamda kavuştuğu (0°) andır; aydınlık yüz bizden yana dönük olmadığı için Ay görünmez ve bu, gizli bir başlangıç sayılır. Dolunay ise iki ışığın tam karşıtlığıdır (180°); aydınlık yüz bütünüyle Dünya'ya baktığından ışık doruğa ulaşır ve işin açığa çıktığı an olarak okunur.
Ay zodyakta günde ortalama 13° dolayında ilerler, ancak yörüngesi eliptik olduğundan kimi zaman daha hızlı (yaklaşık 15°'ye dek), kimi zaman daha yavaş gider. Geleneksel anlayışta hızlı giden Ay işleri çabuklaştırır, yavaş giden Ay ise ağırlaştırır.
Ay diskinin Dünya'dan o anda ışıklı görünen oranını gösterir: Yeni Ay'da %0, ilk ve son dördünde yaklaşık %50, Dolunay'da %100. Bu oran doğrudan Güneş–Ay uzaklaşma açısına bağlıdır ve evrenin hangi aşamada olduğunu sayıyla ifade eder.
Gelenekte döngü çoğunlukla sekiz evreye bölünür: Yeni Ay, artan hilal, ilk dördün, artan şişkin (gibböz) Ay, Dolunay, azalan şişkin Ay, son dördün ve azalan hilal. Bunlardan dördü ana evredir (Yeni Ay, ilk dördün, Dolunay, son dördün); aralarındaki dördü ise ara evrelerdir.