Haritanın merkezinde glif durur, çevresinde Satürn sembolizminin dalları sıralanır. Tanrılar altın, arketipler mavi, gelenekler yeşil ve anlatılar kızıl renkle gösterilir. Bir dala dokunduğunuzda açıklaması haritanın altında açılır.
KronosYunan Titanı
Kronos Titanların en gencidir. Hesiodos Theogonia'da onun Gaia'nın verdiği orakla babası Uranos'u hadım ettiğini, sonra kendi çocuklarını yuttuğunu ve en sonunda Zeus tarafından devrilip Tartaros'a kapatıldığını anlatır. Hesiodos'un ikinci anlatısında ise Kronos, Kutlular Adası'nda altın çağın kralı olarak hüküm sürer. Adı, zaman anlamındaki Khronos'la yanlış biçimde eşlenmiş ve bu eşleme kalıcı olmuştur. Yunan soyağacında Kronos →
SaturnusRoma'nın ekin tanrısı
Saturnus, Iuppiter'den kaçıp Latium'a sığınan, insanlara tarımı öğreten ve altın çağı yaşatan kral tanrıdır. Roma'daki tapınağı devlet hazinesini barındırırdı. 17-23 Aralık arasındaki Saturnalia şenliğinde köleler bir haftalığına efendi olur ve herkes birbirine hediye verirdi. Başlangıçta orak ve ekin tanrısı olan Saturnus, sonradan Kronos'la özdeşleştirildi.
NinurtaBabil'in çiftçi savaşçısı
Ninurta, Enlil'in oğludur. Savaşın, çiftçiliğin ve sabanın tanrısı olarak anılır ve kader tabletlerini Anzu'dan geri alır. Babil astronomisinde Satürn gezegenine 'kalıcı olan' anlamında kayamanu denir. Bu yıldız Ninurta'nın yıldızı sayılır ve 'gecenin güneşi' diye de anılır. Berossos ise farklı bir eşleme yapar ve tufanı haber veren tanrı Ea'yı Kronos'la bir tutar. Mezopotamya soyağacında Ninurta →
Geb ve OsirisMısır'ın toprak tanrısı
Mısırlılar Satürn'ü 'Boğa Horus' (Hor-ka-pet) adıyla izlerdi. Gezegenin mitolojik karşılığı ise toprak tanrısı Geb ile ölüp dirilen tahıl kralı Osiris'tir. Geb tahtın, sınırların ve mirasın efendisi sayılır. Plutarkhos, Isis ve Osiris'te Kronos'u Geb'le eşler. Mısır soyağacında Geb →
ShaniVedik astrolojinin yargıcı
Shani, Vedik astrolojide Satürn'ün adıdır. Güneş tanrısı Surya'nın oğludur, topal ve kara tenli olarak betimlenir ve yavaş yürür. Bakışı uğursuz sayılır, adaletinden ise kaçılmaz. Ay'ın üstünden yedi buçuk yıl süren geçişine Sade Sati denir ve bu dönem bugün de korkuyla beklenir. Cumartesi (Shanivara) onun günüdür, taşı ise mavi safirdir.
Yama ve ŞabatÖlümün ve dinlenmenin yüzü
Hint mitolojisinde ölülerin kralı Yama, Satürn'ün ölüm ve yargı yüzünü taşır. Cumartesi (Saturni dies) Yahudilikte Şabat'tır. Şabat yaratılışın yedinci günüdür, o gün iş yapılmaz ve haftanın geri kalanına bir sınır çekilir. Satürn de aynı biçimde sınır koyar, durdurur ve dinlenmeye alan açar.
Zaman ve orakKhronos ve Zaman Baba
Kronos'un orağı mitte önce Uranos'u keser. Tarımda aynı orak ekini biçer ve zamanla Ölüm'ün tırpanına dönüşür. Rönesans'ta Kronos ile zaman anlamındaki Khronos birleşince kum saati, orak ve uzun sakalla betimlenen 'Zaman Baba' imgesi doğar. Bu imgede Satürn her şeyin sonunu ve olgunlaşmak için gereken süreyi temsil eder.
Sınır ve yapıBiçim veren sınır
Satürn yedi klasik gezegenin en dışında durduğu için gökyüzünün duvarı sayılır. Bedende kemik ve deri ona bağlanır. Toplumda yasa ve gelenek, ruhta ise disiplin ve korku onun alanına girer. Sınır bir yandan hapishane duvarı gibi kısıtlar, öte yandan iskelet gibi ayakta tutar.
Yaşlı bilgeJung'un senex'i
Jung bu arketipe senex adını verir. Senex yaşlıdır, sabırlıdır, kurallara bağlıdır ve tecrübeyle konuşur. Gençliğin arketipi olan puer'in hem karşıtı hem tamamlayıcısıdır. Tarotta Keşiş (IX) elinde fenerle dağın tepesinde tek başına yürür ve Satürn'ün yalnızlığı ile bilgeliğini aynı figürde gösterir. Jung senex ile puer ikilisini simya metinlerinde de bulur ve orada yaşlı Satürn'ün karşısına bir türlü durmayan Mercurius'u koyar.
MelankoliKara safranın mizacı
Dört mizaç öğretisinde kara safra, yani melankoli, Satürn'e aittir. Soğuk ve kuru sayılır, insanı ağırlaştırır ve düşünceye çeker. Ficino, bilginleri ve filozofları 'Satürn'ün çocukları' olarak anar ve melankoliyi onların payına yazar. Dürer'in Melencolia I gravürü bu geleneğin simgelerini tek bir resimde toplar. Bu gelenekte depresyon ile derinlik aynı kökten sayılır.
Altın çağ ve SaturnaliaKaybedilmiş cennetin anısı
Hesiodos'un anlattığı altın soy Kronos'un çağında yaşar. Bu insanlar tasa bilmez, yaşlanmaz ve toprak onlara kendiliğinden ürün verir. Roma bu çağı her yıl Saturnalia'da bir haftalığına yeniden kurar. O hafta roller tersine döner ve hediyeler verilir. Satürn'ün bu öteki yüzünde yasanın altında bir özgürlük ve kışın ortasında bir şenlik bulunur.
Çocuklarını yutan babaHesiodos'tan Goya'ya
Kronos, tahtından devrileceği kehanetinden korktuğu için doğan her çocuğunu yutar. Goya 'Oğlunu Yiyen Satürn' tablosunda bu anı dehşet içinde resmeder. Psikolojik yorumda bu mit gelişimi durduran ve yeni olanı yutan otoriteyi anlatır. Böyle bir otorite büyümeye izin vermeyen baba ya da kendi tekrarına hapsolmuş bir yapı olarak karşımıza çıkar.
Dünya (Tarot XXI)Tamamlanma ve Binah
Tarotta Dünya kartı, çelenk içinde dans eden figürüyle bir döngünün tamamlandığını gösterir. Golden Dawn geleneği bu kartı Satürn'e verir. Kabbala'da Satürn'ün karşılığı üçüncü sephira olan Binah'tır. Binah 'Anlayış' demektir ve biçimi veren büyük ana olarak anılır. Bu iki karşılıkta Satürn, bir şeyin sonunu ve bütünlüğe ulaşmasını aynı anda gösterir. Gelenek Satürn'e ikinci bir kart daha verir ve Keşiş (IX) onun yalnızlığını, sabrını ve içe dönük arayışını taşır. Dünya bir döngünün kapanmasını, Keşiş ise o döngü boyunca yürünen yolu gösterir.
Kurşun ve nigredoSimyanın başlangıç metali
Satürn'ün metali kurşundur. Kurşun ağır, koyu ve zehirlidir, ama simyacı için işin hammaddesidir. Büyük iş kurşunla, yani nigredo denen kararma evresiyle başlar ve altınla biter. Bu yüzden simyacılar Satürn olmadan altına ulaşılamayacağını söyler. Bedende kemikler, dalak, dişler, sağ kulak ve deri ona bağlanır. Nigredo'nun sonunda kalan kara tortuya caput mortuum, yani ölü kafa denir ve simyacılar bu tortuyu çürümenin ve karanlığın işareti sayar. Çürüme burada bir kayıp değil, yeni biçimin önünde durması gereken aşamadır.
Oğlak ve KovaYönettiği iki burç
Topraklı Oğlak'ta Satürn dağa tırmanan keçi gibidir. Burada hırsı, sabrı ve yapı kurma gücü öne çıkar. Havalı Kova'nın geleneksel yöneticisi de Satürn'dür ve orada su taşıyan figürle toplumu, kuralı ve mesafeyi anlatır. İkisi de kış burcudur. Güneş'in en zayıf olduğu bu mevsimde Satürn kendi evindedir.
Gecenin güneşiBabil ve Helenistik gelenekte
Babil metinleri Satürn'e 'Shamash'ın yıldızı' der ve onu gecenin güneşi olarak anar. Helenistik astrolojide Satürn Güneş'in gölgesi sayılır ve soğuk bir ışık taşır. Ptolemaios onu Güneş'ten en uzak gezegen olduğu için soğuk ve kuru sayar. Ona göre Satürn, Güneş'in ısısının en az ulaştığı gezegendir.
Gölge ve KendilikJung'un psişe haritasında Satürn
Jung, kişinin kabul etmediği ve bilinçdışına ittiği yanlarına Gölge adını verir. Gölgeyle yüzleşmek acı verir, ama Jung'a göre bütünleşmenin başka yolu yoktur. Satürn haritada tam olarak bu yüzleşmenin istendiği yeri gösterir, çünkü orada kolay olan hiçbir şey yoktur. Jung'un Kendilik dediği bütünlük merkezi ise sürecin sonundaki ödül değil, süreci düzenleyen şeydir.
Şeytan, Lucifer ve PanKeçi ayaklı figürün tarihi
Tarotta Şeytan kartı (XV) keçi boynuzlu ve keçi ayaklı bir figür olarak çizilir. Bu görüntü Hristiyan şeytanına Yunan kır tanrısı Pan'dan geçmiştir, çünkü boynuz ile keçi bacağı aslında Pan'ın işaretidir. Lucifer adı Latincede 'ışık taşıyan' demektir ve asıl olarak sabah yıldızını, yani Venüs'ü karşılar. Şeytanla eşlenmesi Yeşaya 14'ün geç bir yorumundan gelir. Satürn bu figürlerle maddeye, bedene ve sınıra bağlanma yüzünden birlikte anılır. Yunan soyağacında Pan →
Baba-oğul savaşıUranos, Kronos ve Zeus zinciri
Yunan soyunda taht hep aynı yoldan el değiştirir. Uranos oğlu Kronos tarafından devrilir, Kronos da oğlu Zeus tarafından devrilir. Hesiodos bu zinciri Theogonia'da halka halka anlatır. Kahramanın zaferi bu yüzden temiz bir zafer değildir, çünkü onu kuran şey babaya karşı işlenen bir suçtur. Satürn haritada bu çatışmanın ağırlığını, yani otoriteyle hesaplaşmanın bedelini gösterir. Yunan soyağacında Uranos →
Kahramanın çirkin yüzüZaferin ardından gelen katılık
Güneş sayfasında kahraman çağrıyı alır, canavarı yener ve ödülle döner. Satürn aynı hikâyenin devamını gösterir. Kazanan taht kurar, o tahtı korumak ister ve kendisini devirecek gençliği kendinde yasaklar. Kronos babasını orakla deviren genç tanrıdır, sonra doğan her çocuğunu yutan yaşlı kraldır. İkisi aynı kişidir. Klasik yorumda Satürn zaferin katılığa döndüğü bu eşiği gösterir. Güneş'te kahramanın dönüşü →
Acı, korku ve özgür iradeKısıttan kendini keşfe
Acı, kısıt, korku ve endişe Satürn'ün alanıdır. Klasik kaynaklar bu yüzden ona büyük kötücül der ve Valens Satürn'ü yoksunluk, gecikme ve keder göstergesi olarak sayar. Öte yandan sınırla karşılaşan kişi ilk kez neyi seçtiğini fark eder, çünkü her yol açıkken seçim diye bir şey yoktur. Bu okumada Satürn kendini keşfin ve özgür iradenin de koşulu olur.
Nefis kontrolüİsteği yönetmenin disiplini
Satürn'ün disiplini dışarıdan gelen bir yasak değil, kişinin kendi isteğini yönetmesidir. Yunan ahlak felsefesinde buna enkrateia, yani kendine hâkim olma denir ve erdemin temeline konur. Oruç, perhiz, yalnızlık ve çile gibi uygulamalar astrolojik gelenekte Satürn'e bağlanır. Keşiş ile münzevi de aynı sebeple Satürn'ün insanları sayılır.
Tarım, kıtlık ve salgınToprağın cömert ve kısır yüzü
Saturnus Roma'da ekinin ve tarımın tanrısıdır, orak da bir hasat aletidir. Aynı gezegen ürün vermeyen toprağı, kıtlığı ve uzun süren hastalığı da gösterir. Ptolemaios Tetrabiblos'ta Satürn'ü soğuk ve kuru sayar ve etkisini üşüme, kıtlık ve bedeni kurutan hastalıklarla bağlar. Gelenek bu yüzden çiftçiyi, madenciyi ve toprakla uğraşan herkesi Satürn'e verir.
Zamanın yöneticisi ve eşiğin bekçisiKarma, eşik ve Ianus
Modern astrolojide Satürn'e karmanın lordu denir, çünkü geçmişte yapılanın bugünkü karşılığını o gösterir. Eşiğin bekçisi ise bir aşamadan diğerine geçerken sınavı koyan figürdür ve Satürn dönüşü bu eşiğin en bilinen örneğidir. Roma'da eşiklerin, kapıların ve geçişlerin tanrısı Ianus'tur. Ovidius Fasti'de Ianus'un Saturnus'u Latium'da karşılayan kral olduğunu yazar. İki figür aynı dalda durur, biri zamanı ölçer, diğeri kapıyı tutar.
Satre ve Odin tartışmasıTartışmalı kuzey karşılığı
Etrüsk panteonunda Satre, Roma'nın Saturnus'una karşılık gelen tanrıdır. Adı Piacenza karaciğerinde geçer. Bu, 1877'de Kuzey İtalya'da bulunmuş bronz bir koyun karaciğeri modelidir. Yüzeyi bölmelere ayrılmıştır ve her bölmeye bir tanrının adı kazınmıştır. Etrüsk rahipleri kurbanın karaciğerini gökyüzünün küçültülmüş haritası gibi okur, işaretin düştüğü bölgeye bakıp hangi tanrının konuştuğunu çıkarırdı. Kuzeyde ise durum tartışmalıdır. Gezegen-gün geleneğinde Odin'in karşılığı Merkür'dür, çünkü Latince Mercurii dies Germen dünyasında Woden'in günü olmuş ve İngilizceye Wednesday diye geçmiştir. Cumartesi ise Germen bir ada hiç çevrilmemiş, Saturni dies olarak kalmıştır. Odin'i Satürn'le eşleyen okuma sonraki ezoterik yazına aittir ve onun yaşlılığına, tek gözüne, ağaçta asılı kalmasına ve bilgi için ödediği bedele dayanır. İskandinav mitolojisinde Satürn'ün temiz bir karşılığı yoktur. İskandinav soyağacında Odin →
Kaos ve düzenSınırın iki ucu
Satürn düzenin gezegenidir, ama düzen ancak kaosun yanında anlam taşır. Ovidius Metamorphoses'in başında evrenin biçimsiz bir yığın olduğunu, sınırlar çizilince düzene girdiğini anlatır. Satürn de aynı işi yapar ve dağılmış olanı bir biçime sokar. Düzen katılaştığında kendisi bir hapse dönüşür, bu yüzden gelenek Satürn'ü hem yapı hem ket vuran güç sayar.
Prima materia, Mercurius ve senexSimyanın ham maddesi
Simyada prima materia, işin başladığı biçimsiz ham maddedir ve metinler onu çoğu kez kurşunla, yani Satürn'le eşler. Aynı metinlerde Mercurius kaçan, değişen ve dönüştüren ilkedir. Satürn ise tutan, ağırlaştıran ve sabitleyen taraftır. Jung, Mysterium Coniunctionis'te bu ikiliyi psişenin iki ucu olarak okur ve yaşlı figüre senex adını verir. Ham madde ne kadar karanlık görünürse görünsün, simyacı için işin başka bir başlangıcı yoktur.